Fatih Harbiye Roman Özeti

10

                                        FATİH HARBİYE


  • Yazar: Peyami Safa
  • Kahramanlar: Neriman, Şinasi, Faiz Bey, Macit
  • Konu: Neriman ve Şinasi vasıtasıyla Doğu-Batı karşılaştırması yapılmaktadır.
  • Özet:
Konservatuarda okuyan Neriman, yıllardır tanıdığı ve Osmanlı geleneğine bağlı Şinasi'yle evlenmek ister. Neriman'ın babası, nişanlanmalarına izin verir. Fatih semtinde oturan Neriman aynı zamanda da Doğu kültürüyle de iç içedir. Batı kültürünün özelliklerini yansıtan Beyoğlu semtinin büyüsüne kapılan Neriman'ın, Macit adındaki züppe bir gençle tanışması okuldan ayrılmasına sebep olur. Ancak yaşadığı şeyler kendi medeniyetiyle ilgili olumsuz düşüncelerini ortadan kaldırır. Bir süre sonra da Neriman Şinasi ile evlenir.



**Bir sonraki yazıda Şair Evlenmesi'nin özetini yazacağım. Kolay gelsin! Kendinize iyi bakın.:)
Devamını okuyun →

Doğa ve İnsan

2

                                     Doğa ve İnsan

Coğrafya ve İlkeleri:

Coğrafya, bir yerin tasviri anlamına gelir. Doğa ve insan arasındaki ilişkilerin etkileşimlerinin dağılışını ve nedenlerini araştıran bilim dalıdır.

Coğrafya doğal ve beşeri olayları incelerken çeşitli yöntemler kullanır. Bu yöntemler;

  1. Dağılış İlkesi: Coğrafi olayların yer yüzündeki dağılışını inceler.
  2. Nedensellik İlkesi (Neden-Sonuç): Coğrafi olayların oluş nedenlerini araştırır.
  3. Bağlantı İlkesi (Karşılıklı İlgi): Coğrafi olayların birbiri ile karşılıklı ilişkisini anlatmaktadır.


Coğrafyanın Dalları:

Fiziki Coğrafya:

 ↠Jeomorfoloji (Yer Şekilleri Bilimi):                                   ↠Klimatoloji (İklim Bilimi):
➤Jeofizik                                                                               ➤Meteoroloji
➤Jeopedoloji (Toprak Bilimi)                                           ➤Fizik
➤Jeoloji
➤Litoloji (Taş Bilimi)
➤Kartografya (Harita Bilimi)

↠Hidrografya (Sular Bilimi):                                                ↠Biyocoğrafya (Canlılar Coğrafyası):
➤Hidroloji                                                                              ➤Tıp
➤Limnoloji (Göl Bilimi)                                                      ➤Botanik
➤Oseonografya (Okyanus Bilimi)                                     ➤Biyoloji
                                                                                                 ➤Zooloji

Beşeri Coğrafya:


Turizm Coğrafyası    Sanayi Coğrafyası     Yerleşme Coğrafyası     Sanayi Coğrafyası
Nüfus Coğrafyası      Ulaşım Coğrafyası    Tarım Coğrafyası

Atmosfer:

Dünyamızın etrafının küresel olarak saran gazlardan oluşan tabakadır.



Atmosferin içindeki gazlar, yer çekimi sebebiyle yerin etrafında tutulmaktadır. Bu gazlar; azot, oksijen, karbondioksit, su buharı ve asal gazlar.
Atmosferde bulunan bu gazlar bir takım iklim olaylarının meydana gelmesine sebep olmaktadır.

Atmosfer Dünyamızın koruyucusudur. Yani Dünya için bir nevi perde görevi görür. Zararlı Güneş ışınlarını tutar ve Güneş enerjisinin bir kısmını geri göndererek yeryüzünün çok sıcak olmasını engellemektedir.

Litosfer:

Canlıların üzerinde yaşadığı çeşitli taşlar ve topraklardan oluşan Katmandır. Taş Küre olarak da bilinir. Dağ, ova, plato gibi yer şekilleri; taş küreyi oluşturan başlıca unsurlardır. Litosferin bileşiminde kayaçlar oluşması, taş küre olarak adlandırılmasına sebep olmuştur.

Litosferde Meydana Gelen Başlıca Olaylar:

* Taşların oluşumu
* Yer şekillerinin oluşması
* Erozyon
* Heyelan
* Volkanizma
* Toprak oluşumu


Hidrosfer:

Su Küredir. Gezegendeki bütün sulu alanları kapsar.

Hidrosferde Meydana Gelen Başlıca Olaylar:

* Buzul erimeleri
* Dalga ve akıntılar
* Su dolaşımı
* Suyun donması
* Karların erimesi

Biyosfer:

Canlılar Küresidir. Doğal çevre içinde yaşayan bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmaların oluşturduğu sistemdir. 

Biyosferde;

-Hayvanların doğum ve ölümleri
-Orman yangınları
-Bitki türlerinde azalma
-Hayvanların bitkilerden faydalanması

gibi olaylar gerçekleşir.



Devamını okuyun →

Karabibik Özet

2

                                         KARABİBİK


  • Yazar: Nabizade Nazım
  • Kahramanlar: Karabibik, Sarı İsmail, Yosturoğlu, Hüseyin, Huri.
  • Konu: Toprak sorunları ve insanın tabiat karşısında verdiği mücadeleyi anlatır.
  • Özelliği: Edebiyatımızın ilk köy romanıdır.
  • Özeti:
Karabibik, Antalya'nın Kaş ilçesinin Beyelek köyünde yaşamaktadır. Bir gün tarlasını işlemek için Koca İmam'dan öküz kiralar. Karabibik, kızını Sarı İsmail ile evlendirmeyi düşünür. Böylelikle öküzleri artık kiralamayacağını ümit eder. Ancak Sarı İsmail başkasıyla evlenir. Karabibik tefecilik yapan bir Rum'dan borç alır. Aldığı parayla iki öküz satın alır. Yosturoğlu'nun yeğeni Hüseyin'in, kızı Huri ile evlenmek istediğini öğrenir. Huri ile Hüseyin evlenir. Karabibik kızının evliliğinden payına düşeni alır.


**Bir sonraki yazımda Fatih Harbiye kitabının özetini yazacağım. Kendinize iyi bakın! Kolay gelsin :)
Devamını okuyun →

Sözcük Türleri- Zamir, Sıfat, Zarf

0
Uzun zamandır elimde olmayan sebeplerden dolayı burayı biraz ihmal ettim. Bunun için sizlerden özür dileyerek konumuza giriş yapıyorum.


Evet bugünkü konumuz sözcük türlerinden zamir, sıfat ve zarf nedir, bunların farkları nedir bu konulara bakacağız öncelikle zamirlerle başlamak istiyorum çünkü sıfat ve zarf konusunu kıyaslayarak anlatmak istiyorum.


ZAMİR(ADIL): 


Zamirler yani diğer adıyla adıllar(genellikle zamir yerine adıl diye sorarlar aman dikkat yamulmayın :)) isimlerin yerine kullanılırlar. Bir cümlede zamir arıyorsanız o cümlede isim olmaması şart. İsim varsa zamir yoktur. Bu kadar basit aslında.

Örneklere bakacak olursak;


*Bugün hangi elbiseyi giyeceksin?
*Bugün hangisini giyeceksin?

Yukarıda verdiğim örnekte iki cümlede neredeyse aynı fakat ufak bir fark var. İki cümlede de altı çizili kelimelere bakın. Ne fark ettiniz? Evet haklısın. 1.cümlede isim kullanılmışken(elbise) 2.cümlede isim kullanılmamıştır. 2.cümlede isim kullanılmadığı için hangisini ismin yerini tutar ve zarf olur. Anlamadınız mı? Hadi vereceğim bu örneği de sen bul.


*Senin bilekliğin mavi benimki mor.

Zor gibi görünse de aslında çok basit. Düşün bakalım. Bu cümlede isim olması gerekirken nerede isim kullanılmamıştır. Bunu yorumda belirt. Cevabı yorumuna yazacağım. 


İstersen bir başka örnek daha vereyim. Bu örnek kolay olsun.

*Şunu yerine koyar mısın?

Bu örnekte 'şu' diye bahsettiği nesne nedir? Bu nesnenin ne olduğunun bir önemi yok asıl önemli olan bu nesneyi söylemek yerine 'şu kalemi' demek yerine '-nu' ekini kullanarak kelimeden tasarruf edilmiştir. Zaten zamirlerdeki amaç söylenmek istenen şeyi kısa yoldan söylemektir. Buna Türkçe'de az çaba yasası denir. 

Bu kadar örnek yeter. Şimdi zamir türlerine bakalım.

-Kişi Zamiri:

+Ben 
+Sen
+O(Kişi anlamı veriyorsa)
+Biz
+Siz
+Onlar(Kişi anlamı veriyorsa)


*Siz iflah olmazsınız.

Hepsine örnek vermiyorum çünkü buna örnekleri siz kendiniz verin istiyorum. Yukarıda yazdığım örnekleri kendim kafamdan uydurdum ve size konuyu pekiştirmek için yazdım. Sizde benim yazdığım örnekleri yazmak yerine kendiniz böyle örnekler uydurabilirsiniz. Böylece bilginiz daha çok pekişmiş olur.

-İşaret Zamiri:

+Bunu
+Şunu
+Onu(Kişi anlamı vermiyorsa)
+Öylesini
+Böylesini
+Ötekisi 
+Berikisi 
+Burası
+Orası
+Onları

*Böylesini hiç yemedim.


-Soru Zamiri:

+Kim
+Nerede
+Ne
+Hangisi
+Kaçıncı
+Ne kadar


*Maaşının ne kadarını aldın?

-İlgi Zamiri: 

İlgi zamiri(-ki)

*Ben daha çok Reşat Nuri'ninkini seviyorum.


-Dönüşlülük Zamiri:

+Kendi

*Kendi etti kendi buldu.

-Belgisiz Zamir:

+Hiçbirisi
+Hepsi
+Herkes
+Kimse
+Başkası
+Bazısı
+Tümü
+Birisi
+Şey
+Kimisi

*Hiçbirisi doğru değil.



Sıfat(Ön Ad):


Sıfatlar, ismin önüne gelerek ismi niteler ya da belirtir.


-Niteleme sıfatları:

'Nasıl' sorusuna cevap alabildiğinizde niteleme sıfatını bulmuş olursunuz.

-Belitme sıfatları:


》İşaret Sıfatı:  

O, bu, şu, öteki, beriki, öyle ,böyle...(-ki ve -deki ile de yapılabilir.

》Soru Sıfatı: 


Hangi, kaç, ne çeşit, kaçıncı, ne kadar,nasıl...

》Belgisiz Sıfat:

Bazı, kimi, her, biraz...


》Sayı Sıfatı:


Asıl sayı, Sıra sayı(inci), Kesir sayı, Üleştirme sayı ve Topluluk sayı olmak üzere kendi içinde ayrılıyor.



Zarf (Belirteç): 


Zarflar, fiilin önüne gelerek fiili niteler.

Zarf ve sıfatın en önemli farkı (aslında tek farkı) sıfat ismi, zarf fiili niteler. Bu kadar basit.


-Durum (Hal) Zarfı:

'Nasıl' sorusunun cevabıdır.



-Zaman Zarfı:

'Ne zaman' sorusunun cevabıdır.


-Azlık-Çokluk Zarfı:


'Ne kadar' sorusunun cevabıdır.

**'En ve daha' azlık çokluk derecelendirme zarfıdır.



-Yer-Yön Zarfı:

'Nereye' sorusunun cevabıdır.


-Soru Zarfı:

Yukarıda yazdığım zarflara sorulan sorular cümlenin içinde var ise soru zarfıdır. 







Bugünlük konumuz bu kadar. Umarım verimli bir çalışma olur. Kendinize iyi bakın. Kolay gelsin! :)


Devamını okuyun →

Tarih Bilimine Giriş

20

Tarih Bilimine Giriş 


Merhaba arkadaşlar. Bugün tarih dersine giriş yapmak istedim. Biliyorum en başından beri tarih ve coğrafyaya da yer vermem gerekirdi fakat hiçbir şey için geç değil. Kolay ve aklınızda kalacak şekilde yeri geldiğinde kodlarla yeri geldiğinde hafıza teknikleriyle sizlere keyifli çalışmalar sunacağım. En güzel şekilde bu konuları anlatmaya çalışacağım. 

Tarih dersinin unutulan ve sıkıcı bir ders olduğunu pek çok kişi söyler. Sözel bir ders olduğu için pek çok kişi, çok iyi ezber yapmış olsa bile bu konuları unutabilir. Endişelenmeyin, sıkılmadan ve unutmadan tarih çalışmanın keyfine varın!

İlk konumuz tabi ki tarih bilimine giriş. Öncelikle tarihin tanımını yapalım:

TARİH: Geçmişte meydana gelen olayları, yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç ilişkisi kurarak, belgelere dayanarak ve tarafsız bir şekilde inceleyen bilim dalıdır.

Bu tanımda dikkatinizi mavi renkle yazdıklarımla çekmek istedim. Çünkü bu yazdıklarım sorularda karşınıza muhakkak çıkacaktır. En az bir sorusu var. Dikkat edin. Bir veri sizin önünüze sunulur ve size bu verinin tarihin tanımından hangisi ile ilgili olduğu sorulur. O yüzden bunları bilmenizde fayda var. 


Gelelim takvimlere. Türkler bir çok sebeple takvim kullanma ihtiyacı duymuştur. Yaklaşık 6 bin yıldır takvim kullanan insanlar; gün, ay, yıl gibi sistemleri bir periyota oturtmuştur. Sümerlerden, babiller, akadlar gibi pek çok uygarlık takvim kullanmıştır. Adamlar yazıyı bulmuş ve 'dur hemen gün, ay, yıl diye bir şey icat edelim, adına da takvim diyelim!' demişler sanki :)) Tabi ki böyle bir şey mümkün değil. Ama ilk öğrendiğimde bende bu etkiyi yaptı diyebilirim :) Lafı çok fazla uzatmadan Türklerin yani bizim kullandığımız takvimler şunlardır:

Ha bu arada yılların oluşumu çeşitli sebeplere dayanmıştır. Örneğin miladi takvimin HZ. İsa'nın doğumunu esas alması gibi. 

Türklerin Kullandığı Takvimler:


Güneş Yılı Esaslı Takvimler:

  1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi: Türklerin kullandığı ilk takvimdir. Yıllar hayvan adı ile gösterilmiştir. Göktürkler ve Uygurlar kullanmıştır. Ayrıca Göktürkler ve Uygurların bu takvimi kullanması, Orta Asya'da astronomi ile uğraşıldığının kanıtıdır.
  2. Celali Takvim: Celaleddin Meliksah'ın emri ile Ömer Hayyam tarafından kurulan astronomi heyetinin hazırladığı takvimdir. Başlangıcı 1079 yılı olarak kabul edilir.
  3. Rumi Takvim: Osmanlı devletinde mali işleri düzenlemek için kullanılmıştır. 365 gün 6 saat esasına göre düzenlenmiştir. 1839 yılından itibaren mart ayı mali yılbaşı olarak kabul edilmiştir.
  4. Miladi Takvim: 
*Bir yıl 365 gün 6 saattir.
*Başlangıcı HZ. İsa'nın doğumudur.
*1 Ocak 1936 tarihinde kullanılmaya başlamıştır.
*Kökeni Mısıra dayansa da Romalılar geliştirmiştir. Gregory son şeklini verdiği için Gregoryen takvimi olarak da bilinir.

Ay Yılı Esaslı Takvim:

  1. Hicri Takvim: 
*1 yıl 354 gündür.
*Başlangıcı HZ. Muhammed'in hicreti.
*Dini günler bu takvime göre belirlenmiştir.
*Yüzyılların sınıflandırılmasında kullanılır.

Takvimlerin sınavda çıkacağını sanmam ama siz yine de bunları da bilin. Öğrenmeniz için illaki sınavda çıkması gerekmiyor. Bilmek her zaman iyidir ;) 

Sosyal mesajımı da verdiğime göre sizler için kendi hazırladığım yüzyıl tablosunu paylaşabilirim.









Yukarıda verdiğim tablo yüzyılların ayrımında işimize yarayacak bir tablo. Milattan öncesine yani 0 dan öncesine bakacak olursan 1.yarı ve 2. yarı şeklinde yüzyılların ayrıldığını görürsünüz. Yüzyıllar 2 yarı ve 4 çeyrekten oluşur. Milattan öncesine gidersen en küçük sayı aslında en son yaşanan yıldır. Yani milattan önce 10 yılı, milattan önce 50 yılından sonra yaşanmış gibi düşünebilirsiniz. Yukarıdaki tabloyu inceleyin ve kafanıza kazıyın. Aslında mantığını anlarsanız ezberlemenize gerek yok.

Yüzyıllarla ilgili söylemek istediğim bir diğer şey ise verilen yılın kaçıncı yüzyılda olduğunu hesaplamak ile ilgili. 


Örneğin milattan sonra 1867 yılının kaçıncı yüzyılda olduğunu bulmak için ilk iki rakama 1 eklememiz yeterli. Yani milattan sonra 1867 yılı, 18+1=19 işleminden dolayı 19.yüzyıldadır. Peki yukarıdaki tablo ile ilgili bir kısım daha var. 1867 yılının kaçıncı yarıda ve kaçıncı çeyrekte olduğunu nasıl bulabiliriz derseniz son iki rakama bakın ve daha sonra yukarıdaki tabloyu getirin aklınıza. Milattan sonra olduğu için ve 67 sayısı 50-99 arasında olduğu için 2.yarıdadır. 50-75 arasında olduğu için de 3.çeyrektedir. 

Size bir örnek vereceğim. Bunu da siz çözün ve cevabınızı yorumlara yazın. Doğru cevabı yorumda belirteceğim.

*Milattan Önce 571                        * M.Ö 82
*Milattan Sonra 630                       *M.S 37
*Milattan Önce 1071                      
*Milattan Sonra 1457

Yukarıda verdiğim tarihlerin kaçıncı yy olduğunu, kaçıncı yarıda ve kaçıncı çeyrekte olduğunu bulup yoruma yazınız. 

Biliyorum size eğlenceli olacağını söylemiştim ve sıkıldınız. Üzgünüm bu konuyu anlatırken bende sıkıldım. Bu konulardan çok fazla soru çıkmaz ama yine de bilin diye anlatmak istedim. Hep söylerim bilmekte fayda var. 

Tarih yazıcılığı hakkında sadece isimlerini bilseniz ne anlattığını zaten anlayacağınız düşünüyorum.

#Hikayeci(rivayetçi) Tarih
#Öğretici(pragmatik) Tarih
#Sosyal Tarih
#Araştırmacı Tarih

Bir diğer konumuz tarih biliminin yöntemleri. Bunlardan bir tane soru gelme ihtimali var. Bunları kesin bilin.

-Tarama (Kaynak Arama): Size tarihi tanımlarken tarihin belgelere dayandığını söylemiştim. Tarama aşaması bu belgelerin bulunduğu,kaynakların toplandığı aşamadır.
-Tasnif (Sınıflandırma): Tarama aşamasında bulunan belgelerin bir sisteme göre sıralanması aşamasıdır tasnif aşaması.
-Tahlil (Çözümleme): Bu aşamada elde edilen bilgilerin kaynak ve bilgi yönünden yeterli olup olmadığının araştırılması yapılır.
-Tenkit (Eleştiri): Tenkit ise elde edilen bilgilerin güvenilirliğini, doğruluğunu tespit etme aşamasıdır.
-Terkip (Sentez): Son olarak terkip aşaması ise, bütün bu aşamaları tamamlayıp birleştirilerek sonuca ulaşılması aşamasıdır. 


Bunların sıralamasını sorabilirler ya da içlerinden bir aşamada yapılan bir işlemi verirler ve bu hangi aşamada gerçekleşir diye sorabilirler. Aman dikkat.

Bir de tarih biliminin kaynaklarına bakalım. Buradan da soru gelebilir diye düşünüyorum. 

*Birinci Elden Kaynaklar: Yaşanan zamanda kullanılan eşyalardır. Örneğin kurtuluş savaşında kullanılan silahlar gibi.

*İkinci Elden Kaynaklar: Yaşanan zamanı anlatan eserler. Örneğin, Halide Edip'in yazdığı Ateşten Gömlek eseri kurtuluş savaşını anlatır ve bu yüzden 2. elden kaynaktır.


Vee son olarak tarihe yardımcı bilimler. Bunların aklınızda kalması için bazı ipuçları vereceğim.


⇒Kronoloji: Tarihi zamanları inceler. Düşünsene, sende zamanı ölçmek kronometreyi açarsın. Buradan aklında kalsın.
⇒Arkeoloji: Kazı bilimi. Arke adında bir arkadaşının olduğunu hayal et. Sürekli bir yerle kazıp hazine arıyormuş. 
⇒Filoloji: Dil bilimi. Dilini çıkaran bir fil hayal et. Ayrıcı fil-dil f yerine d koyarsan da olur. 
⇒Antropoloji: Irk bilimi: Antro ırkından poloji isimli bir arkadaşın olduğunu hayal et. Tuhaf bir ırk ve tuhaf bir isim. :)
⇒Sosyoloji: Toplum bilimi: Sosyal bir ortamdasın. Ortamda, toplumun içinde olduğun için sosyalsin.
⇒Teoloji: Dinleri inceleyen bilim dalı.  Teo adında ateist bir insanla karşılaştın ve ona dinler ile ilgili ne bildiğini sordun.
⇒Paleografya: Yazı bilimi. Pale adında birisi ile tanıştın ve sana dedi ki nüfus memuru adımı yanlış yazmış.
⇒Etnografya: Kültür bilimi. Etnografya, etnohutrafya der gibi hissettiriyor. Et ve nohut Türk kültüründe vardır.
⇒Epigrafya: Kitabe-Taş bilimi. Çok güzel ve büyük, kitabe şeklinde bir taşın üzerinde bir yazı yazdığını gördün ve yazıyı okumaya çalıştın. Yazıyı sonunda okuyabildiğinde epigrafya yazdığını gördün.
⇒Nümüzmatik: Para bilimi. Nümüz adında bir paramatikten para çektiğini düşün. 
⇒Diploması: Devletler arası yapılan anlaşmaların sahte olup olmadığını araştırır. Üniversiteyi yurt dışında okudun ve diplomanı aldığında sahte olduğunu anladın.
⇒Heraldik: Arma bilimi. Okulun adı Heraldik ve ceketindeki armada Heraldik okulu yazıyor.


Evet bu konunun sonuna geldik. Bir sonraki yazıda tarih çağlarından bahsedeceğim. Umarım sıkılmamışsınızdır. Umarım verim alabilmişsinizdir. Umarım güzel bir üniversite kazanırsınız. Kendinize iyi bakın. Kolay gelsin! :)
Devamını okuyun →

Cezmi Özet

20

CEZMİ

  • Yazar: Namık Kemal
  • Kahramanlar: Cezmi, Adil Giray, Gazi Giray, Perihan, Şehriyar
  • Konu: İran-Osmanlı Savaşı'ndan sonra esi düşen Adil Giray'ın; Perihan, Şehriyar ve Cezmi ile olan ilişkilerini işler.
  • Özelliği: Edebiyatımızın ilk tarihi romanı.
  • Özet:
Bir sipahinin oğlu olan Cezmi, küçük yaştan beri asker olarak yetişir. İran'la çıkan savaş sonucunda da orduya katılır ve Adil Giray yardımıyla bir zafer kazanır. Ancak zafer dönüşünde İranlılar, Kırım hanı Adil Giray ve Gazi Giray'ı esir alır. Adil Giray şahın kız kardeşi Perihan'a aşık olur. Bu arada Cezmi de İran'a gelir. Olaylardan haberdar olunca Adil Giray ile Perihan öldürülür. Cezmi ise yaralanır ve bir yakın adamı sayesinde de oradan kurtulur.





** Bir sonraki yazıda Karabibik kitabının özetini yazacağım. Kendinize iyi bakın! Kolay gelsin...:)
Devamını okuyun →

İntibah Özet

0

                                             İNTİBAH






  • Yazar: Namık Kemal

  • Kahramanlar: Ali Bey, Mahpeyker, Dilaşup
  • Konu: Ali Bey'in başından geçen olayları işler.

  • Özelliği: Edebiyatımızın ilk edebi romanı.
  • Özet: Zengin bir ailenin çocuğu olan, gezmeyi ve eğlenmeyi seven Ali Bey, babası ölünce bunalıma girer. Annesinin isteğiyle de Çamlıca gezilerine başlar. Bu gezilerin birinde tanıştığı kötü meşrepli kadın Mahpeyker'e aşık olur. Annesi oğlunu bu kadından kurtulmak için eve Dilaşup adında genç bir cariye alır. Bir süre sonra Ali Bey Mahpeyker'in gerçek yüzünü öğrenir ve ondan ayrılır. Avunmak için Dilaşup'la ilgilenir. Mahpeyker'in intikam almak için Dilaşup hakkında çıkardığı dedikodular Ali Bey'in Dilaşup'u evden kovmasına sebep olur. Mahpeyker'in adamlarından bir esirci de Dilaşup'u satın alır. Mahpeyker, Ali Bey'e bağ evinde bir tuzak kurar. Dilaşup durumu öğrenir ve Ali Bey'e haber verir. Ali Bey kaçınca Dilaşup, Ali Bey'in paltosuna bürünüp yatar. Kiralık katil yatan kişiyi Ali Bey zannederek Dilaşup'u öldürür. Zaptiyelerle eve gelen Ali Bey, Dilaşup'un öldüğünü görünce Mahpeyker'e saldırır ve onu öldürür. Ali Bey, hapse atılır ve orada hayatını kaybeder.












**Bir sonraki yazıda Cezmi kitabının özetini yazacağım. Kendinize iyi bakın. Kolay gelsin!
Devamını okuyun →